<

5/2/2009

Adet Kanaması

Adet Kanaması

Çocukluk çağında adet düzensizliği: Bayanların ilk adet görülene kadarki devresini niceleyecek olursak, ilk adet kanaması ortalama oniki yaşında görülür. 10-14 yaşları arasındada görülmesi normal sayılabilir. İlk adetin dokuz yaşından önce görülmesi durumunda, kız çocuklarında hormonal bir bozukluk söz konusu olabilir. 16 yaşına kadar adet olunmaması durumunda hormonal bir bozukluk dışında yapısal bazı kusurlar da olabilir. Bunlar kızlık zarının tamamen kapalı olması ve kanın akmasına izin vermemesi, genital organların olmaması vb. durumlar sözkonusu olabileceğinden mutlaka jinekolojik muayene gerekir.

Ergenlik dönemindeki kadınlarda adet: İlk adet olunmasıylaberaber genç kadınlığa ilk adım atılmış olur. Ancak kadınlarda hormonal sistemin olgunlaşması 2 yıl gibi bir sürede tamamlandığından siklusların bir kısmı ovulasyon (yumurtlama) olmadan gerçekleşir. Bu nedenle ergenlik dönemindeki kadınlarda adet gecikmelerine yada adetin normalden uzun sürmesine sık rastlanır. Bu dönemdeki bir bayanın 6 ay boyunca hiç adet görmemesi yada gördüğü kanamaların normalden fazla olması durumunda jinekolojik değerlendirme gerekir.

Doğurganlık döneminde adet: Ergenlik döneminde adetler artık düzenli hale gelir ve siklusların tümünde ovulasyon (yumurtlama) oluşur. Bu da demek oluyorki kadın hamile kalabilir ve bu süreç menopoza kadar devam eder.

Doğurganlık döneminde bulunan bir kadında en sık görülen adet düzensizlikleri adet gecikmeleri, ara kanamalar, adetin fazla olması ve uzun sürmesi ya da adetin az olması ve kısa sürmesi şeklinde olur.

Adet Gecikmeleri: Doğurganlık dönemindeki kadınlarda adet gecikmeleri sık rastlanılan durumlardandır. Aktifve olağan bir cinsel hayatı olan ve etkin bir korunma yöntemi kullanmayan kadınlarda görülen adet gecikmelerinin en olası nedeni gebeliktir. 2. olası neden de herhangi bir nedenden dolayı, o siklusta ovulasyon (yumurtlama) olmaması ve bunun sonucu olarak ta dökülmenin gecikmesidir. Her ay düzenli adet gören ancak beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan adet gecikmesinin nedeni ise stres, mevsimsel değişiklikler, mekansal değişiklikler olabilir. Kadında yılda 1 kez adet gecikmesi olması, çok önemsenecek ve jinekolojik muayene gerektiren bir durum değildir. Ancak kadında adet gecikmesi yılda 1 defadan fazla oluyorsa, yada gecikmelerden biri 6 aydan daha uzun sürüyorsa hormonal tetkik yapılması gereklidir.

Adet kanamasının gecikmesinde diğer önemli nedenleri arasında aylık ya da üç aylık korunma iğneleri ya da kola uygulanan hormon çubuklarının yada doğum kontrol haplarının içinde bulunan hormonların yan etkileri sayılabilir.

Ara adet kanamaları: Doğurganlık dönemindeki kadınlarda sık görülen diğer bir adet düzensizliği de ara kanamalardır. Ara kanamaların en sık görülen nedeni neden serviksteki enfeksiyonlardır. Yada, miyom lar, yani uterusta bulunan iyi huylu urlar ve serviks polip leridir. Spiral kullanımı, doğum kontrol hapı kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar, ertesi gün hapları (norlevo - preven) da lekelenme tarzında ara kanamalara neden olabilirler.

Kadında adetin fazla olması: Genelde nedeni, yumurtlama olmadan gerçekleşen siklustur. Diğer nedenler arasında, spiral kullanımı, aylık, üçaylık iğneler ve kola uygulanan çubuklar, yanlış kullanılan yada üst üste kullanılan ertesi gün haplarıdır. Farkına varılmadan oluşan gebeliğin düşük olması da yanlışlıkla adet kanaması sanılabilmektedir.

Adet kanamasının az miktarda olması: Adet kanı miktarı yaşla birlikte azalma eğilimi gösterir. Doğum kontrol haplarıda adet kanamasını önemli ölçülerde azaltır. Sorunlu seyreden kürtajlar sonrası endometriumda (rahim iç tabakasında) ortaya çıkan yapışıklıklar da az adet görülmesine ileri derecede yapışıklıklarda hiç adet görememeye neden olabilir. Şüphelenilen zamanlarda, üstüne görme yani gebelikte oluşan kanamayı, adet kanı sanmak yönünden gerekli incelemeler de ihmal edilmemelidir.

Sık aralıklarla adet olma: Genelde nedeni hormonal dengesizliktir. Ara kanamalar sıklıkla adet kanaması ile karıştıklarından ara kanamaların muhtemel nedenleri burada da sözkonusu olabilir.

Tüm bunlara ek olarak her türlü normalden fazla kanama durumunda vücudun kanamayı durdurma ve kanı pıhtılaştırma mekanizmalarındaki muhtemel bir bozukluk mutlaka akla gelmelidir. Bu özellikle ergenlik döneminde olan ve tüm kanamaları bir “faciaya” dönüşen kızlarda muhtemel neden olabilir ve araştırılmalıdır.

 

Düzensiz Kanama Nedir?

Normal bir adet kanaması düzeni olan bir kadın ortalama 28 günde bir (bu süre bir adet kanamasının başladığı ilk günden, diğer adet kanamasının başladığı ilk güne kadar geçen süredir) kanama görür ve bu kanama 3-7 gün arasında devam eder. İlk günlerde nispeten daha fazla olan kanama yavaş yavaş azalarak en geç 7 günde tamamen biter. Tüm bu adet dönemi boyunca kadın ortalama olarak 40 mililitre kan kaybeder. Bazı kadınlarda ek olarak iki adet kanamasının ortasına denk gelen yumurtlama döneminde birkaç damla süren lekelenme tarzında kanama olabilir. Bu kadınlarda yumurtlama esnasında oluşan bu kanama her ay tekrar eder ve normal dışı bir durum olarak kabul edilmez.

Yukarıda anlatılan düzenden her sapma düzensiz kanama olarak tanımlanır. Her düzensizlik tipinin kendine özgü nedenleri ve tedavi şekilleri olduğundan tanı koyma aşamasında kadının doktoruna düzensizliği iyi tarif edebilmesi çok önemlidir.

Üreme çağında olan ve aktif cinsel yaşamı olan bir kadında düzensiz kanamanın en sık görülen nedenlerinden biri gebeliğe bağlı oluşan sorunlardır. Bu nedenle düzensiz kanaması olan bir kadında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı'nın size soracağı ilk soru muhtemelen "gebelik söz konusu olabilir mi?" olacaktır. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanıyor olsanız dahi bu yönde incelemeler çoğu durumda yapılır.

Adet kanaması düzensizliklerinde diğer önemli bir etken de tiroid bezi hormonlarının eksik veya fazla olmasıdır. Bu hormonların azlığı veya fazlalığı durumunda adet kanaması düzeni sıklıkla bozulur.

 

 

 

 

Guatr’a baglı olan Adet bozukluğu

 

Tiroid hormon bozukluğunun teşhisi için kanda tiroid hormon düzeyinin ölçülmesi gerekiyor. Tiroid hormonunun yetersiz salgılanması, adet düzensizliğine ilaveten şişmanlık, ciltte kuruluk, çarpıntı, saçlarda matlaşma ve kabızlığa da neden oluyor.

 

 

Teşhis ve Tedavi


Tiroid hormon bozukluğunun teşhisi için kanda tiroid hormon düzeyinin ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Cumali Aktolun, şunları kaydetti:
“Bu ölçümlerden en değerlisi de kanda TSH düzeyinin ölçümüdür. Eğer tiroid hormonu yetersiz veya gereğinden fazla ise öncelikle bununnedeni ve türü modern tekniklerle ortaya konmalı, sonra guatrın çeşidine göre tedavi yapılmalıdır. Tiroid hormonu bozukluğuna bağlı adet düzensizliklerinde klasik östrojen-progesteron tedavisi çoğunlukla başarılı olmaz. Bu hastalardaöncelikle tiroid hormon bozukluğu tedavi edilip, 3-6 aylık bir süreden sonra adet düzensizliğinin düzelmesi beklenir.”