<

13/2/2009

Göz Hastalıkları

Miyop nedir?
Miyop, halk arasında uzağı net görememe olarak biliniyor. 5 ile 18 yaş arası artan ciddi bir sorun. Basit miyop, toplumda yüzde 25 oranında görülüyor ve düzeltmeyle tam görme kazanılır. Ara tip miyop da düzeltme sonucu göz tamamen ya da tamamına yakın şekilde görebiliyor. Bu tip sorunların yüzde 60 ında retinayla ilgili sorunlar ortaya çıkıyor. Dejeneratif miyop ise ilerleyici miyop ya da yüksek miyop olarak adlandırılıyor. Yüksek dereceli miyopların yüzde 30 unda göz içi basıncı yüksek seyrediyor ya da glokom göz tansiyonu gelişme riski vardır.

Neden uzağı göremiyoruz?
Neden çoğu zaman kalıtsaldır. Hastaların bir kısmı iyi göremediğinin farkında olmuyor. Yakını net gördükleri için uzaklaştıkça cisimlerin netliklerini kaybetmelerini doğal karşılıyorlar. Bunun sonucunda da, kırma kusurları uzun süre fark edilmiyor.

Nasıl tedavi edilir?
Miyop, hafif veya ileri derecede olabilir. Bu kusurun tedavisi için gözlük, kontak lens, lasik (excimer laser) ve cerrahi yöntemlere başvurulur.

Miyop için kullanılan gözlük kalın kenarlı ve camın ortası kalın olduğundan estetik problem de ortaya çıkıyor. Kontak Lens, gözlüğe göre daha avantajlı olmasının yanı sıra, alerji ve enfeksiyona yol açabiliyor. Ayrıca, sürekli bakım gerektirmesi de bir başka dezavantajı. Lazer ise korneanın yeniden şekillenmesi esasına dayanıyor. Excimer lazer uygulandıktan sonra kapakçık yeniden kapatılıyor. İşlemin ardından, hasta ertesi gün normal yaşantısına dönüyor. Bu işlem yeni teknoloji sayesinde ortalama 6 ile 8 dakika sürüyor.

Belirtiler


Baş ve göz çevresinde ağrı, bulanık görme, gölgeli veya çift görme, sık arpacık oluşması, uzun süren kirpik dibi iltihabı gibi belirtiler astigmat bulgusu olabilir. Astigmat gözlük, kontak lens veya refraktif cerrahi ile düzeltilmediği taktirde göz çevresindeki ağrı, baş ağrısı gibi şikayetlerin iyileştirilmesi mümkün olamaz.

Astigmat Tedavi Seçenekleri

Belli bir dereceye kadar ve şikâyet yoksa tedavi gerektirmez.
Astigmatı olan hastaların gözlük kullanmaya daha zor alışması, kırma kusuruna oluşan uyumun gözlükle bu kusur ortadan kaldırıldığında bir süre daha devam etmesidir. Bu nedenle astigmatlı camlara alışmak daha zordur ve eğer doktorunuz bu tür bir gözlük önermişse sürekli kullanarak alışmak, bir gün takıp, bir gün takmayarak rahatsızlık çekmeye göre çok daha kolaydır. Genellikle hastalar gözlüklerine 1–2 haftada alışmaktadırlar.
Astigmatı olan göz için gerçek derecesinde gözlük vermek kişi geç yaşlarda doktora başvurmuşsa mümkün olamayabilir. Böyle durumlarda gözlüğün kullanılabilirliğini artırmak için astigmat derecesi biraz daha düşük tutulabilir. Aksi halde kişi gözlüğü taktığında baş dönmesi, bulantı hissi, boşluğa düşecekmiş gibi, bastığı zemini yamuk ve yükselmiş gibi hissettiğini söyler. Böyle bir gözlükle merdivenden düşme, kaza yapma ihtimali fazladır.

Astigmatlar için gözlük haricinde diğer tedaviler nelerdir?


Astigmatlar gözlük kullanmak haricinde astigmatın derecesine göre torik yumuşak kontak lens, gaz geçirgen sert kontak lens, astimatik keratotomi, wavefront LASİK, kornea nakli(düzensiz skarlı tiplerinde) gibi değişik tedavi şekillerinden de fayda görebilir.
Astigmatlar için uygulanan lazer tedavilerinde de başarı oranları hızla yükselmiştir. Halen başarının en iyi olduğu grup sadece miyop olanlardır. Hipermetrop ve mix astigmat türlerinde başarı (lazer tedavi sonrası derece kalması) oranları %90-95 'lere gerilemektedir. Hangi astigmatlı gözlere lazer uygulanabileceğine detaylı bir göz muayenesi, kornea kalınlığı, astigmatın tipi,uygulanacak kişinin yaşı, eşlik eden bir hastalığın olup olmadığından sonra karar verilebilir.

Hipermetrop nedir?
Halk arasında yakını görememe olarak biliniyor. Genelde neden kalıtsaldır. Yaş ilerledikçe uyum yeteneği azaldığı için yakını ve uzağı görme sorunu baş gösteriyor. Fakat gözde zorlanma olduğundan dolayı bunun sonucunda gözün sulanması ve ağrıması gibi bir takım komplikasyonlar da ortaya çıkar. Ağır ve çok ağır hipermetrop ise her yaşta, hem uzağı hem de yakını az görüyorlar. Hipermetroplarda kusur genellikle iki gözde birden oluşur. Ancak, bazı durumlarda sorun sadece tek gözde de gelişebiliyor. İşte, bu durumun özellikle çocukluk çağında hemen tespit edilmesi gerekiyor.

Hipermetropi tedavi edilmezse ne olur?
Bu sorun erken teşhis edilmediği takdirde ?göz tembelliği? sorunu ortaya çıkıyor. Hipermetropinin erken teşhis ve tedavisi özellikle çocuklarda çok önemli. Çocukların göz numaraları saptanmalı, her iki göz arasında ciddi bir derece farkı varsa, zayıf olduğu bilinen göz, egzersizlerle çalıştırılmalıdır. Dolayısıyla, her çocuğun sorunu olsun olmasın 2 yaşında mutlaka bir göz doktoru tarafından muayene edilmesi gerekiyor. Ancak ailede bilinen bir göz hastalığı, anne ve babada çok yüksek bir gözlük derecesi varsa, rutin muayenelerin daha da erken yaşlarda yapılması, çocuğun göz sağlığı açısından önemli rol oynuyor.

Yakını net görememenin tedavisi yalnızca gözlük müdür?
Hipermetropi tedavisinde de yine gözlük, kontakt lens ve lazer yönteminden yararlanılıyor. Bu kez görüntü arkadan öne toplanmaya çalışıldığı için kenarları ince, ortası kalın mercek kullanılıyor. Kontakt lensin de aynı özellikleri taşıması gerekiyor. Günümüzde hipermetropinin lazer tedavisindeki başarı oranı yüzde 90?lara kadar yükseldi. Üstelik, artık 6 - 7 derecedeki ciddi hipermetropiler de rahatlıkla tedavi edilebiliyor. Hipermetropinin tedavisinde de miyopideki kriterler söz konusu. Yaklaşık 10 dakika süren ameliyat işlemleri sırasında hasta hiçbir ağrı ve acı hissetmiyor. Sadece gözüne ışığın geldiğini fark ediyor.

Göz Kuruluğu

Kuru göz, gözyaşının yetersizliği durumudur. Göz çevresindeki gözyaşı bezleri tarafından salgılanan, ve göz kapaklarının kırpılması ile göz yüzeyine yayılan gözyaşı, yine gözkırpma ile gözkapaklarındaki küçük kanalcıklar (punktumlar) ve daha sonra nasolakrimal kanal yardımıyla burun içine yönlenerek gözü terkeder.
Gözyaşı tabakası, hemen göz üzerine yayılan bir mukus tabaka, ortada sulu (aköz) tabaka, ve en dışta yağlı (lipid) tabakalardan oluşur. Bu üç tabakadan herhangi birinin eksikliği veya bozukluğu, kuru göz şikayet ve bulgularının ortaya çıkmasına neden olur.

Kuru Göz hastalarının şikayetleri nelerdir?

Kuru göz hastaları gözlerde kuruluk hissi, yanma, batma, yabancı cisim hissi, kızarıklık, rüzgar veya sigara dumanından rahatsızlık, göz çevresinde mukus iplikçiklerin oluşması, ve/veya kontakt lens kullanmakta zorluk şikayetleri ile doktora başvururlar. Bu hastalar, zaman zaman kuruluğa bağlı irritasyon ile paradoksik sulanmadan da şikayet edebilir.

Kuru Göz nedenleri nelerdir?
Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır. Ancak, kuru göz, özellikle menapoz sonrası kadınlarda sık görülür. Bunun dışında, idrar söktürücü, tansiyon düşürücü, anti-allerjik, anti-depresan ilaçlar, uyku ilaçları ve alkol göz kuruluğuna neden olabilir.

Ciddi kuru göz, ağız kuruluğu ile birlikte giden Sjögren Sendromu ile birlikte olabilir. Bu durumda, hastalarda, sıklıkla eklem romatizması olmak üzere, tüm vücut sistemlerini tutan bir immün disfonksiyon veya bağ dokusu hastalığı mevcuttur. Sjögren sendromu, genellikle 50 yaş civarında kadınlarda görülür.

Yukarıdakilerin dışında kimyasal yanıklar, cerrahiler ve burada detaylandırılmayacak başka birtakım hastalıklarda da kuru göz görülebilir.

Kuru Göz tanısı nasıl konulur?
Göz doktoru tarafından yapılan basit bir göz muayenesi ile kuru göz tanısı kolayca konulabilir. Hastanın öyküsü de tanıya çok yardımcıdır. Bunun dışında, gözyaşının özel boyalarla boyanması veya 'gözyaşı şeritleri' ile gözyaşı miktarının tayini de tanıda kullanılabilecek basit testlerdir.

Kuru Göz nasıl tedavi edilir?
Gözü nemli tutabilmek için, gözyaşının yerini tutan birçok yapay gözyaşı damlası ve jeli bulunmaktadır. Yapay gözyaşını günde 4-5 kereden daha sık kullanma ihtiyacını hisseden hastalar için koruyucu madde içermeyen, tek kullanımlık yapay gözyaşı preparatları da bulunmaktadır. Bu tek kullanımlık damla ve jeller, hastalar tarafından,

Gün boyu, arzu edildikleri sıklıkta kullanılabilmektedirler.
Kuru gözde diğer bir yaklaşım, mevcut gözyaşının korunmasıdır. Gözlük kenarları kapatılabilir veya yüzücü gözlükleri kullanılabilir. Kuru göz hastaları özellikle geceleri uyudukları odanın nemlendirici cihazlarla nemlendirilmesinden de fayda görürler. Yine mevcut gözyaşını korumak amacıyla, gözyaşını gözden uzaklaştıran küçük kanalcıklar, göz doktoru tarafından, basit bir işlemle, geçici veya kalıcı olarak kapatılabilir.
Yukarıdakilerin dışında gözyaşı yapımını arttıran birtakım ilaçlar da mevcuttur. Ancak, aynı zamanda salya yapımını da arttıran ve terleme, bulantı, kalp çarpıntısı gibi yan etkileri olabilen bu ilaçlar ancak doktor denetimi altında kullanılabilirler.

Esasen bir immün düzenleyici ilaç olan Siklosporin, son zamanlarda kuru göz tedavisinde uygulanan en yeni ilaçlardan biridir. Suspansiyon formunda göze damlatılabilen bu ilacın, majör gözyaşı bezinin inflamasyonunu azaltarak gözyaşı yapımını artttırdığı bildirilmektedir.

Kuru gözde, başta androjenler ve immün modülatörler olmak üzere yeni tedavi yöntemleri üzerinde çalışmalar devam etmektedir.